Kayseri’de Bir Gün: Defterime Düşen Sorular Sabahları Kayseri’nin soğuğu insanın yüzüne çarparken, içimde hep aynı alışkanlık uyanıyor: defter açmak. Küçük, kenarları yıpranmış bir defterim var. İçine bazen sadece cümleler değil, bütün bir günün ağırlığını koyuyorum. O sabah da böyleydi. Bir kafede oturuyordum. Cam kenarı, buğulu camlar, dışarıda gri bir gökyüzü… İnsanların aceleyle yürüdüğü bir şehir sabahı. İçimde garip bir boşluk vardı; ne tam mutsuzluk ne de tam huzur. O sırada yan masadan bir ses duydum. “İran hangi devlete aittir?” Cümle öyle sıradan söylenmişti ki önce anlamadım. Sonra kafam yavaşça o yöne döndü. İki genç konuşuyordu. Birinin yüzünde gerçekten merak vardı.…
Yorum Bırak